30 Ekim 2014 Perşembe

Ninja Kaplumbağalar (2014)



Ninja Kaplumbağalar
Leonarda, Raphael, Michelangelo, Donatello
Çocukluğumun vazgeçilmez çizgi film kahramanları arasındaydılar.
Vizyona girdiğini görünce düşünmeden gittim tabi.

Jonathan Liebesman'ın yönettiği filmde Megan Fox başrolde.
Belkide sadece güzelliğiyle dikkat çekmiş.
Filmin üç boyutlu oluşu özellikle dövüş sahnelerini heyecanlı hale getirmiş.
Aralarındaki geçen diyaloglara her zaman bayıldığım ninjaların özellikle rap yaptıkları sahneyi çok beğendim.
Film sürükleyici. Özellikle Ninjaların esprileri filmi monotonluktan kurtarmış.

Ninja Kaplumbağalar şöyle başlıyor;
Foot Clan adındaki örgüt New York şehrini ele geçirmeye kararlıdır. Zira Shredder örgütün başındaki kişidir. Örgütün suç ortağı ise iş adamı Eric Sackstır.
Splinter olarak bildiğimiz fare, Ninjaları düştüğü kanalizasyon deliğinde eğitmektedir.
April(Megan Fox), muhabirdir ve Foot Clan'ın eylemlerini görüntülemeye çalışırken Ninja Kaplumbağalara rastlar. Ninjalar, "Adalet Savaşçıları" adı altında örgüte karşıdır ve New York halkını kurtarmak için çalışırlar. April, Ninjaları görüntülemek için onları takip eder ve onların kim olduklarına dair ipuçları aramaya başlar.


Tesadüftür ki April'ın babası ve Sacks geçmişte mutogen hormonunu üretmek için beraber çalışmışlardır. Fakat ortağının kötü amaçlarının olduğunu anlayan April'in babası kısa zamanda laboratuvarı yakmıştır. Deney hayvanları olarak kullanılan Splinter(fare) ve ninjaları ise yangından April kurtarmıştır.
Deney hayvanları iken mutasyona uğrayan Ninjalar dev insan görünümlerini almışlardır. Ve artık New York halkını, Foot Clan örgütüne karşı savunmaya hazırlardır. Tabi ki eski dostları April'ın desteği ile..

Filmde eleştiri yapılacak oyunculuklar dışında pek bir şey göremedim.
Bu anlayışım, Ninja Kaplumbağaların çıkan her filmini severek izlediğimden olsa gerek.
Filmin son sahnelerinden devamı çekilecek gibi gözüküyor.



24 Ekim 2014 Cuma

İncir Reçeli 2 (2014)

Aytaç Ağırlar'ın yönettiği İncir Reçeli, 2011 yılında en çok ses getiren filmler arasındaydı. Beklenen ilgi görülmüş olmalı ki hikayenin devamı geldi.
İlk filmde ünlü şarkıcı Halil Sezai'nin canlandırdığı Metin karakteri ile sevgilisinin duygusal hikayesini izlemiştik.



İncir Reçeli 2 ise şöyle;
Sevgilisinin ölümünden sonra hayata küsen Metin, kendini toparlayamamış ve bir barda şarkı söylemeye başlamıştır.
Hayatı sadece işinden ve öldüğü halde unutamadığı sevgilisinden ibarettir. Kendini alkole vermiş ve bu şekilde acılarını dindirmeye çalışmıştır. 
Metin'in yolu aynı barda çalışan Gizemle kesişir ve hikaye başlar.

Gizem dövmeci, motosiklet tutkunu ve alışılmışın birazcık dışında asi ruhlu bir kızdır. Aynı zamanda Metin ile aynı kaderi paylaşmaktadırlar. Gizemin de sevgilisi bir motor kazasında ölmüştür.

Hayatı sadece kendinden ibaret olan Metin hala her yerde Duyguyu görmekte, aslında hala onla ve anılarıyla yaşamaktadır.
Başta Gizemle arkadaşlıkları sıradan olsa da daha sonra Metin hayatına başka birini almak için çabalar.

Biraz zaman geçtikten sonra Metin Duygunun hayalinden kurtulamadığını anlar.
Gizem, hayatına Metinle yeni bir sayfa açmış olmasına rağmen hayal kırıklığına uğrar ve Bodruma taşınır. Kendine yeni bir düzen kurmaya karar verir.


Metin'in hayatı onun değişmesine izin vermeyecek şekilde olsa da Gizem'in peşinden gider ve mutlu son...

İncir Reçeli 2 bizi kısa bir sürede olsa Bodruma götürüyor. Beklenen son burada gerçekleşiyor denilebilir.
Duygusallığı sevenlere filmi tavsiye ederim bu arada.

Filmde Gizem rolünü canlandıran Şafak Pekdemir'i ilk kez izledim. Gayet başarılıydı. Filme oyunculuğu ve dinamikliğiyle renk katmış.
Halil Sezai'nin seslendirdiği şarkılar şahane. Sosyal medyayı yine sallayacak cinsten.

Ve tabi ki unutulmaz replikler...
-Geçiyor mu içince?
-Geçmiyor. Acıyı alıyor. Bir nevi anestezi.