12 Kızgın Adam. Ben bu filmi psikoloji dersinde duydum.
Psikolojik kitaplara, filmlere kısacası psikolojiye hep ilgim vardır.
Dolayısıyla bu filmi duyunca kaçırmak istemedim.
Filmin üzerinden yıl geçmesine rağmen film şuan çekilen bir çok filmden çok daha kaliteli.
Peki neden?
Oyunculuk, konu herşey yerli yerinde.
Fakat bu filmin bir özelliği var.
Film, bir kaç kısa sahne hariç sadece tek bir odada geçiyor.
Biz film boyunca tek bir masanın etrafındaki 12 kişiyi izliyoruz. Mekan değişikliği yok.
Buna rağmen bir kere bile sıkmıyor film.
Eşine az rastlanılacak bir başyapıt 12 Kızgın Adam.
Konuya gelecek olursam;
İzlemeyen varsa okumamasını ve filmi izlemesini şiddetle tavsiye ederim :)
18 yaşında bir genç babasını öldürmekle suçlanır.
Ve 12 kişi yani jüri çocuğun cezasının verilip verilmemesi konusunda tartışır.
11 kişi hiç bir fikir bildirmeden, çocuğun elektrikli sandalyeye oturtulması gerektiğini düşünür.
Fakat 1 kişi diğer jüri üyeleri kadar ön yargılı değildir. Çocuğun suçlu olduğuna bu kadar çabuk karar vermemeleri gerektiği söyler ve onları yavaş yavaş ikna etmeye başlar.
İşte film psikolojide var olan "azınlığın etkisi" konusunu anlatmaktadır.
Çünkü 1 kişi diğer 11 kişiyi ikna edecektir.
Filmden alınacak dersler çok fazla.
Ön yargılı olmamak gerektiğini bu filmde açıkça görüyoruz.
Ayrıca insan hayatını çok önemsiz gibi gösteren diğer jüri üyelerine o 1 kişi iyi bir ders oluyor bence.
Benim gibi eski ve psikolojik filmleri seviyorsanız film listenize lütfen bu filmi ekleyin :)
Özellikle psikoloji bölümü öğrencileri :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder